جسمك قد أفنيته تحتمى
دهرا من البارد والحار
وكان اولى بك أن تحتمى
من المعاصي حذر النار
Cismüke ked efneytehu tehtemî dehren min el bêridi vel hâr,ve kêne evlê bike en tehtemî min el meâsî
hezerannêr.
(Ey Âhiret yolcusu!) Bir ömür boyu bedenini hasta düşmesin diye kâh sıcaktan,kâh soğuktan korumak için ömrünü geçirdin durdun (Bedenin sana emanettir,bu emaneti korumak için tedbir almış olman,sağlığını korumaya çalışman güzel bir şey,buna kimsenin itirazı olmaz),peki eğer bu böyle ise,senin ateşe (cehenneme) girmemek için ma'siyetleri terketmen daha iyi olmaz mıydı? dolayısıyla haram şeylerden bu emanet olan bedenini koruman gerekmez miydi,hatta bedeni ateşten ve ahiret azabından korumak hastalıklardan korumaktan daha da önemli olmalı değil miydi?.
Elbette kişi kendini dünyada hastalıklardan, âhirette de cehennemden korumak için tedbir alması en iyisi,ama mutlaka biri olacaksa veya birine öncelik verilecekse bu ahirete hazırlık ve ahiret hesabı olmalı değil miydi?
Bu hususta Yüce Allah şöyle buyurur:
"Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun"
Tahrîm, 6
Bu beden şehri bizlere emanettir, emaneti korumak da Yüce Allah'ın emridir.
Bu emri ihlal eden ve cennete hazırlaması gereken bedenini cehenneme hazırlayan kişi, Yüce Allah'ın emrini terketmiş,emanete hıyanet etmiş ve kendine zülmetmiş olur.
Ey "hastalandığımda bana şifa veren O'dur"
Şuarâ, 80. buyuran Yüce Allah! Hasta kullarına şifa ihsan eyle,bu nazik,zarif ve ahsen'i takvîm üzre yarattığın bedenlerimizi ateşle yakıp çirkinleştirme, cehennemden âzâd eyle,Amin.
Ahmet ÖZKAN
Emekli Müftü



















