Şeriatçı ve dahi Laik
Şeriatçı şunu artık öğrenmeli: Sosyal, iktisadi, kültürel, ailevi, ticarî, şahsî, velhasıl her her ve her ne varsa tüm İşlerde Müslüman, Resulullah'ın hakemliğine müracaat etmek ve teslim olmak ZORUNDADIR.
Nisâ Suresi 65'te Rabbimiz Teâlâ, kendisine yeminle, bu hakemliğe razı ve teslim olmayanların iman ETMEMİŞ (Neûzü billâh) olacağını söylüyor.
Müslümana bakıyorum; canının çektiği konuda bu hakemliğe razı oluyor ama başka konularda 'tağut'a razı ve teslim oluyor. Bu tağut; firavunlaşmış ve adına karizma dediği nefsi, örfü, menfaati, koltuğu... olabiliyor.
Şeriatçı bile böyle davranıyor maalesef. Yani şeriatçı bile belli bir yüzde ile laik olmuş. Devletin laik olduğunu görüp duruyoruz ama şeriatçının da laik olduğunu görüyoruz (yine Neûzü billâh).
Kıyamet alameti. Galiba kıyamet yakın.
Yazar: Prof. Dr. Orhan ÇEKER
Yorumlar (0)



