Son Dakika

Akıllı Telefonların Çocuklar Üzerindeki Etkisi Tartışılıyor: Uzmanlardan Dikkat Çeken Uyarılar

Akıllı telefonlar ve sürekli dijital uyaranlar, çocukların günlük yaşamının önemli bir parçası haline gelirken, bu değişimin dikkat, uyku, sosyal ilişkiler ve bilişsel süreçler üzerindeki olası etkileri yeniden gündeme geliyor.

Yayınlama: 30.09.2026 10:24
Enstitü Sosyal’de Adnan Veysel Ertemel tarafından hazırlanan analizde, farklı ülkelerde gerçekleştirilen araştırmalardan hareketle çocukların dijital teknolojiyle kurduğu ilişkinin yalnızca ekran süresi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Telefon yalnızca kullanılırken değil, yakındayken de etkili olabilirAnalizde dikkat çekilen araştırmalardan biri, Texas Üniversitesi’nden Adrian Ward ve ekibinin yaklaşık 800 katılımcıyla gerçekleştirdiği çalışma.
Araştırmada katılımcıların bilişsel performansları, telefonlarının farklı konumlarda bulunduğu koşullarda değerlendirildi. Telefonlarını başka bir odada bırakan katılımcıların, cihazlarını masalarının üzerinde bulunduranlara kıyasla bilişsel testlerde daha iyi performans gösterdiği aktarıldı.
Çalışmada telefonun sessize alınmasının veya kapatılmasının da söz konusu farkı tamamen ortadan kaldırmadığı belirtildi. Araştırmacılar bu durumu, telefonun varlığının kişinin dikkatini ve zihinsel kaynaklarını kısmen meşgul edebilmesiyle açıklıyor.
Araştırmalar bilişsel değişim tartışmasını gündeme getiriyorAnalizde ayrıca bazı ülkelerde geçmiş dönemlerde yükseliş gösteren IQ puanlarında daha sonraki yıllarda görülen değişimlere ilişkin araştırmalara yer veriliyor.
Norveç verilerini inceleyen 2018 tarihli bir araştırmada, 1975 sonrasında doğan erkeklerde IQ puanlarında düşüş gözlemlendiği, kardeşler arasındaki karşılaştırmaların ise çevresel etkenlerin önemine işaret ettiği aktarıldı.
ABD'de 2006-2018 dönemindeki verileri inceleyen başka bir çalışmada da bazı bilişsel alanlarda gerileme tespit edildiği belirtildi. Ancak bu tür bulguların doğrudan akıllı telefon kullanımının sonucu olarak yorumlanamayacağı; eğitim, çevre, yaşam tarzı ve diğer toplumsal faktörlerin de değerlendirilmesi gerektiği önem taşıyor.
Dört başlık öne çıkıyorSosyal psikolog Jonathan Haidt'in çalışmalarında gündeme getirdiği yaklaşım çerçevesinde, çocukların sosyal yaşamındaki dijital dönüşüm dört temel başlık altında ele alınıyor:
Sosyal ilişkilerde azalma: Yüz yüze oyun ve etkileşimlerin yerini daha fazla dijital iletişimin alması.
Uyku düzeninin bozulması: Gece saatlerinde ekran ve bildirimlerle karşılaşmanın uyku alışkanlıklarını etkileyebilmesi.
Dikkatin parçalanması: Bildirimler, kısa videolar ve sürekli içerik değişiminin uzun süreli odaklanmayı zorlaştırabilmesi.
Problemli kullanım ve bağımlılık riski: Telefon ve sosyal medya kullanımının kontrol edilmesinde güçlük yaşanabilmesi.
Özellikle kısa videolar ve sürekli yenilenen içeriklerle geçirilen zamanın, çocukların uzun metinlere odaklanması veya sabır gerektiren görevleri tamamlaması açısından nasıl sonuçlar doğurduğu eğitim dünyasında tartışılıyor.
İsveç'te dijital eğitim politikaları yeniden ele alındıDijital eğitim uygulamalarında öncü ülkeler arasında gösterilen İsveç'te de ekran kullanımının eğitimdeki rolü yeniden değerlendirildi.
Okuma performansındaki gerilemenin ardından İsveç hükümeti 2023 yılında okullarda basılı kitap kullanımını desteklemek amacıyla kaynak ayırdı. Kitap okuma ve el yazısı gibi geleneksel öğrenme yöntemlerine yeniden ağırlık verilmesi gündeme geldi.
UNESCO da eğitim teknolojilerinin yalnızca yeni veya modern olduğu için kullanılmaması, eğitimde sağladığı faydanın bilimsel kanıtlarla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Uzmanların ortak tartışma başlıklarından biri ise çocukların teknolojiden tamamen uzaklaştırılması yerine, dijital araçların yaşa, kullanım amacına ve çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarına uygun şekilde sınırlandırılması ve dengeli kullanılması. kaynak:sabah
Haber Merkezi
Konya Haberci