Torku

Meta’ya Çocuk Güvenliği Tepkisi: “Çocuklarımızın Güvenliği Şirketlerin İnsafına Bırakılamaz”

Meta’nın çocuk kullanıcıların korunmasına yönelik uygulamaları ve hakkında açılan davalar yeniden gündemde. Dijital İletişim Danışmanı Ümit Sanlav, sosyal medya platformlarında çocuk güvenliğinin şirketlerin gönüllü politikalarına bırakılamayacağını belirterek Türkiye’de de bağlayıcı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi.

Yayınlanma Tarihi:
|
Meta’ya Çocuk Güvenliği Tepkisi: “Çocuklarımızın Güvenliği Şirketlerin İnsafına Bırakılamaz”
Konya Haberci'yi Google'da haber kaynağınız olarak ekleyinKaynak ekle
Sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki etkisi ve dijital güvenlik tartışmaları dünya genelinde yeniden gündeme geldi. Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta hakkında ABD’de açılan davalar devam ederken, şirketin çocuk kullanıcıların korunmasına yönelik attığı adımlar da tartışılmaya devam ediyor.
METAA.webp
ABD’de 29 eyalet tarafından Meta aleyhine açılan davalarda, şirketin 13 yaşından küçük kullanıcıları tespit ettiği halde bu çocukları platformlardan uzaklaştırmak için yeterli adımları atmadığı öne sürüldü. Toplam 1,4 trilyon dolarlık tazminat talebinin gündeme geldiği davalarda, sosyal medya platformlarının çocuklar ve gençler üzerindeki etkileri mercek altına alındı.

Meta’nın ise davalar sürerken ABD’de çocuk ve genç kullanıcıların güvenliğine yönelik yeni uygulamalar içeren bir uzlaşmaya vardığı belirtildi.
metaaaaaaa.webp
ÇOCUK KULLANICILARA SÜRE SINIRI GÜNDEMDE

Uzlaşma kapsamında 18 yaşından küçük kullanıcıların Instagram ve Facebook hesaplarına günlük varsayılan iki saatlik kullanım sınırı getirilmesi öngörülüyor.

Ayrıca gece yarısı ile sabah 06.00 arasında erişimin ebeveyn izni olmadan sınırlandırılması, yaş tespit sistemlerinin geliştirilmesi ve ebeveyn denetimlerinin güçlendirilmesi planlanıyor.

Anlaşmanın yargı tarafından onaylanmasının ardından yürürlüğe girmesi beklenirken, gelişme sosyal medya şirketlerinin çocukların güvenliğine ilişkin sorumluluklarını yeniden gündeme taşıdı.
metaaaaa.webp
SANLAV: SORUN SADECE ZARARLI İÇERİKLER DEĞİL

Sosyal Medya Araştırmacısı ve Dijital İletişim Danışmanı Ümit Sanlav, Meta hakkında yaşanan gelişmelerin dijital platformların çocuklara karşı sorumlulukları açısından önemli olduğunu belirtti.

Sanlav, sosyal medya platformlarının yalnızca zararlı içeriklerin yayılmasını önlemekle yükümlü olmadığını, kullanıcıları platformda daha uzun süre tutmaya yönelik tasarımların da çocuk güvenliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sanlav, “Sorun yalnızca çocukların karşısına çıkan zararlı içerikler değil, onları ekranda daha uzun süre tutmak üzere tasarlanan sistemin kendisidir” değerlendirmesinde bulundu.

Sonsuz kaydırma, otomatik oynatma, sürekli bildirimler ve kişiselleştirilmiş önerilerin çocuk kullanıcılar söz konusu olduğunda yalnızca teknik özellik olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Sanlav, bu tasarımların doğrudan çocuk güvenliği meselesine dönüştüğünü ifade etti.
metea.webp
“TÜRKİYE’DE DE BAĞLAYICI DÜZENLEMELER GEREKİYOR”

Çocukların dijital ortamlarda korunmasının sosyal medya şirketlerinin gönüllü uygulamalarına bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Sanlav, Türkiye’de de yaşa uygun tasarım, etkin yaş doğrulama, kullanım süresi sınırı ve güçlü ebeveyn denetimi konusunda bağlayıcı düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi.

Sanlav, dijital platformların çocukların güvenliğini sağlama konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

META TÜRKİYE’DE DE İDARİ PARA CEZASI ALDI

Sanlav, Meta’nın Türkiye’de de hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını hatırlatarak Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (TİHEK) 24 Haziran 2026 tarihli kararına işaret etti.

Sunucu ve aktivist İkbal Gürpınar’ın Filistin’e destek veren paylaşımlarının kaldırılması, canlı yayın özelliğinin kısıtlanması ve hesabının erişiminin düşürülmesiyle ilgili başvurusunu değerlendiren TİHEK, Meta’nın ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine karar vererek şirkete 256 bin 357 lira idari para cezası uyguladı.

Sanlav, ABD’de çocuk güvenliği, Türkiye’de ise içerik kısıtlamaları üzerinden gündeme gelen gelişmelerin dijital platformların denetimi konusundaki tartışmayı büyüttüğünü belirtti.

“DİJİTAL PLATFORMLAR HUKUKUN ÜZERİNDE DEĞİL”

Meta hakkındaki gelişmelerin iki temel başlığı ortaya çıkardığını ifade eden Sanlav, bunların çocuk güvenliği ve ifade özgürlüğü olduğunu söyledi.

Sanlav, “Bir tarafta çocuk güvenliği, diğer tarafta ifade özgürlüğü ve algoritmik ayrımcılık bulunuyor. Her iki gelişme de dijital platformların denetimsiz bir otorite gibi hareket edemeyeceğini gösteriyor.” dedi.

Sosyal medya şirketlerinin kullanıcıların hangi içeriklerle karşılaşacağını belirlerken daha şeffaf olması gerektiğini savunan Sanlav, algoritmaların çalışma biçiminin de denetlenmesi gerektiğini ifade etti.

Sanlav sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocuklarımızın güvenliği şirketlerin iyi niyetine, ifade özgürlüğü ise açıklanmayan algoritmaların insafına bırakılamaz. Küresel teknoloji şirketleri faaliyet gösterdikleri ülkelerin hukukuna uymak, kullanıcı haklarını korumak ve çocuklar için güvenli bir dijital ortam oluşturmak zorundadır. Artık yalnızca kullanıcıların ne paylaştığını değil, platformların kullanıcılara neyi, neden ve ne kadar süreyle gösterdiğini de denetlemeliyiz.” kaynak:sabah
Kaynak: Konya Haberci
Yorumlar (0)