Torku

AK Parti’ye Dikkat Çeken Çağrı: “Dünya Malına Tamah Edenlerden Arının”

Konyahaberci yazarı Bülent Tunç, AK Parti’nin kuruluşundaki dava anlayışının zaman içerisinde zayıfladığı yönündeki değerlendirmelere dikkat çekerek parti yönetimine önemli mesajlar verdi. Tunç, siyasetin makam ve kişisel çıkar aracı haline gelmemesi gerektiğini belirterek, “Kim olursa olsun, yanlış yapanın karşısında durmak” çağrısında bulundu.

Yayınlanma Tarihi:
|
AK Parti’ye Dikkat Çeken Çağrı: “Dünya Malına Tamah Edenlerden Arının”
Konya Haberci'yi Google'da haber kaynağınız olarak ekleyinKaynak ekle Konya Haberci mobil uygulamasıSon dakika haberleri anında telefonunuzdaGoogle Play
Konyahaberci yazarı Bülent Tunç, kaleme aldığı son köşe yazısında AK Parti’nin kuruluşundan bugüne geçirdiği siyasi süreci ve parti tabanında oluşan bazı rahatsızlıkları değerlendirdi.

AK Parti’nin 2001 yılında kurulduğu dönemde yalnızca iktidara gelme hedefiyle hareket etmediğini belirten Tunç, partinin temel iddiaları arasında vesayetin geriletilmesi, milli iradenin güçlendirilmesi, demokratikleşme, sosyal adalet ve yerli-milli değerlerin öne çıkarılmasının bulunduğunu ifade etti.
ak partii.webp
“DAVA RUHU ZAYIFLADI”

Tunç, aradan geçen yaklaşık çeyrek asrın ardından parti içerisinde ve tabanında “dava ruhunun zayıfladığı” yönünde bir kanaat oluştuğunu savundu.

Parti içerisinde samimiyetle görev yapan çok sayıda kişinin bulunduğunu vurgulayan Tunç, buna rağmen makam, mevki ve kişisel çıkar peşinde koşan anlayışların siyasi hareketlerin güvenilirliğine zarar verebileceğini belirtti.

“KENDİLERİNDEN OLANLARA DOKUNULMUYOR” ALGISI

Yazısında son dönemde kamuoyuna yansıyan fon vurgunu iddialarına da değinen Tunç, burada asıl tartışılması gereken konunun yalnızca iddiaların kendisi olmadığını, kamuoyunda oluşabilecek “kendilerinden olanlara dokunulmuyor” algısının da önemli olduğunu ifade etti.

Tunç, vatandaşın artık yalnızca yapılan hizmetlere değil, adaletin nasıl işletildiğine de baktığını belirterek, “Suçlu kim?” sorusu kadar “O kişiye ne yapıldı?” sorusunun da önem kazandığını savundu.
ak partiiiii.jpg
“KİM YANLIŞ YAPTIYSA HESABINI VERMELİ”

AK Parti’nin kendi içerisindeki yanlışlarla yüzleşmesi gerektiğini belirten Tunç, makam veya konum ayrımı yapılmadan yanlış yapan herkes hakkında gerekenin yapılması gerektiğini ifade etti.

Tunç, siyasi hareketlerin güvenilirliğinin, mensuplarının hatalarına nasıl yaklaşıldığıyla da doğrudan ilişkili olduğunu dile getirdi.

“SİYASET KİŞİSEL ÇIKAR ARACI DEĞİLDİR”

Siyasetin kişisel zenginleşme veya makam elde etme aracı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Tunç, siyasetin temel amacının millete hizmet etmek olduğunu kaydetti.

Partinin kuruluşunda etkili olan dava anlayışının korunmasının önemine dikkat çeken Tunç, makam ve menfaat ilişkilerinin bu anlayışın önüne geçmesi halinde siyasi hareketlerin toplumdaki güvenini kaybedebileceği değerlendirmesinde bulundu.
ak partii.jpg
“DAHA FAZLA DAVA ŞUURU, DAHA FAZLA ADALET”

Tunç, yazısının sonunda AK Parti’nin önünde iki seçenek bulunduğunu savundu. Partinin yanlışlara göz yummak yerine kuruluşundaki değerlere yeniden dönmesi gerektiğini belirten Tunç, parti içerisinde kamu güvenini zedeleyen ve siyaseti kişisel çıkar için kullanan kişilerle yolların ayrılması gerektiğini ifade etti.

Tunç, AK Parti’nin yeniden tabanındaki güveni güçlendirebilmesi için “daha fazla makam değil, daha fazla dava şuuru; daha fazla kişisel çıkar değil, daha fazla hizmet anlayışı; daha fazla birbirini koruma değil, daha fazla adalet” anlayışının hakim olması gerektiğini vurguladı.

Yazısında “Kim olursa olsun, yanlış yapanın karşısında durmak” mesajını öne çıkaran Tunç, AK Parti’nin kuruluşundaki dava ruhunu yeniden canlandırmasının parti tabanındaki güven açısından kritik olduğunu değerlendirdi.
Kaynak: Konya Haberci
Yorumlar (0)