Advert

Ortadoğu’da Gerilim Tırmanıyor: İran-ABD Hattında Savaş İhtimali Masada

ABD ile İran arasında nükleer program üzerinden yürütülen müzakerelerde ilerleme sağlanamaması, bölgede askeri gerilim ihtimalini yeniden gündemin en üst sırasına taşıdı. Uluslararası ajanslar ve Amerikan basını, diplomatik çözüm umutlarının zayıfladığını ve tarafların “kontrollü baskı” stratejisinden sıcak çatışma eşiğine doğru sürüklendiğini aktarıyor.

DÜNYA
Giriş Tarihi : 22-02-2026 16:24
Ortadoğu’da Gerilim Tırmanıyor: İran-ABD Hattında Savaş İhtimali Masada

Diplomasi Tıkandı, Askeri Yığınak Arttı

Washington’un temel talebi değişmiş değil: İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurması. Tahran ise nükleer kapasitesini egemenlik hakkı olarak gördüğünü vurguluyor ve balistik füze programını müzakere konusu yapmayı reddediyor.

Maskat ve Cenevre’de yürütülen temaslardan somut sonuç çıkmaması sonrası ABD’nin bölgeye uçak gemileri, savaş uçakları ve ek askeri unsurlar sevk ettiği bildiriliyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’la anlaşma sağlanamaması halinde “çok kötü sonuçlar” doğabileceği yönündeki açıklamaları tansiyonu daha da yükseltti.

Ancak Amerikan yetkililer, henüz kesin bir askeri operasyon kararı alınmadığını, “sınırlı ve mesaj amaçlı” bir operasyon seçeneğinin değerlendirildiğini belirtiyor.

Olası Bir Saldırı Nasıl Şekillenebilir?

Savunma analistlerine göre muhtemel bir askeri harekâtın ilk aşamasında İran’ın hava savunma sistemlerinin hedef alınması ve ardından Devrim Muhafızları’na ait deniz unsurlarının devre dışı bırakılması gündeme gelebilir.

Ancak uzmanlar, asıl sorunun “saldırının nasıl yapılacağı” değil, “sonrasında ne olacağı” olduğuna dikkat çekiyor. İran’a yönelik bir operasyonun kısa süreli bir “cezalandırma hamlesi” olarak kalmayıp, çok cepheli ve uzun soluklu bir çatışmaya dönüşme riski taşıdığı ifade ediliyor.

İran’ın Misilleme Kapasitesi Yüksek

Değerlendirmelere göre İran, Orta Doğu’daki en geniş füze envanterlerinden birine sahip. Orta menzilli balistik füzelerinin yaklaşık 2.000 kilometre menzile ulaşabildiği belirtiliyor. Bu durum, bölgedeki ABD üslerini, İsrail’i ve Körfez ülkelerini doğrudan hedef kapsamına sokuyor.

İran’ın ayrıca:

  • Gelişmiş insansız hava araçları (İHA),

  • Gemi savar füzeler,

  • Hızlı deniz unsurları,

  • Bölgesel vekil güç ağı (Husiler, Hizbullah ve Irak’taki milis gruplar)

gibi unsurlarla çok katmanlı bir misilleme kapasitesine sahip olduğu vurgulanıyor.

Uzmanlara göre Tahran’ın stratejisi, olası bir çatışmayı hızla bölgeselleştirerek maliyeti yaymak ve ABD’yi aynı anda birden fazla cephede zorlamak olabilir.

Hürmüz Boğazı Ve Küresel Ekonomi Riski

İran’ın daha önce kapatma tehdidinde bulunduğu Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir hat. Boğazda yaşanacak askeri gerilim, petrol fiyatlarında sert artışa ve küresel enerji tedarik zincirinde ciddi kırılmalara yol açabilir.

Enerji ithalatçısı ülkeler açısından bu senaryo, enflasyon baskısının yeniden yükselmesi ve küresel piyasalarda dalgalanma anlamına geliyor.

Körfez Ve İsrail Faktörü

Körfez ülkeleri, topraklarındaki ABD üslerinin İran’ın misillemesine maruz kalmasından endişe ediyor. Bazı ülkelerin hava sahası kullanımına mesafeli yaklaşması, bölgedeki kırılgan dengeyi gösteriyor.

İsrail cephesinde ise İran’ın doğrudan füze saldırısı ihtimali yakından izleniyor. Uzun süredir Gazze ve Lübnan kaynaklı saldırılarla meşgul olan İsrail’in savunma kapasitesinin yeni bir cepheyle nasıl başa çıkacağı da ayrı bir soru işareti olarak değerlendiriliyor.

“Sınırlı Operasyon” Kontrol Edilebilir Mi?

Analistlerin ortak görüşü, İran’a yönelik askeri bir adımın başlatılmasının teknik olarak mümkün olduğu; ancak çatışmanın kontrol altında tutulmasının son derece zor olduğu yönünde.

İran’daki siyasi ve askeri yapının ideolojik ve kurumsal olarak derin köklere sahip olması, “hızlı hükümet değişikliği” senaryolarını karmaşık hale getiriyor. Ayrıca İran’ın coğrafi konumu ve askeri derinliği, operasyonel zorlukları artırıyor.

ABD Topraklarına Yönelik Tehdit İddiaları

İsrail basınında yer alan haberlere göre bazı İranlı yetkililer, olası bir ABD saldırısına karşı misillemenin Orta Doğu ile sınırlı kalmayabileceğini öne sürdü. Bu kapsamda ABD içindeki sembolik hedeflerin de gündeme gelebileceği iddia edildi.

Ancak bu tür açıklamalar daha çok siyasi ve psikolojik caydırıcılık mesajı olarak değerlendirilirken, somut bir saldırı planına ilişkin resmi bir doğrulama bulunmuyor.


Gelinen noktada Ortadoğu’da tablo net değil: Diplomasi tamamen tükenmiş değil; ancak askeri seçenek masada tutuluyor. Olası bir adımın yalnızca iki ülkeyi değil, küresel enerji piyasalarından bölgesel güvenliğe kadar geniş bir alanı etkileme potansiyeli bulunuyor.

Uzmanların uyarısı ise ortak: Başlatmak kolay olabilir; bitirmek çok daha zor.

kaynak:sabah

AdminAdmin

YORUMLAR