Konya Haberci | Konya Haber
HV
14 TEMMUZ Pazar 13:37

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu sinsi tuzağa düşmeyeceğiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Kayseri'de son derece rezil bir taciz üzerinden kaos planlandığını dile getiren Başkan Erdoğan, "Aynısı Suriye'de de planlandı. Bunlara kimlerin figüranlık yaptığını çok iyi biliyoruz. Bu sinsi tuzağa düşmeyeceğiz." dedi.

GÜNCEL
Giriş Tarihi : 03-07-2024 00:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu sinsi tuzağa düşmeyeceğiz!

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı, sona erdi. Toplantıda birçok kritik konu masaya yatırıldı. Başkan Erdoğan, kritik toplantının ardından Millete Sesleniş konuşmasını gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı görevini yürütecek Murat Kurum ile Sağlık Bakanlığı görevini yürütecek Kemal Memişoğlu'na başarılar diliyorum. Görevden affını isteyen Mehmet Özhaseki ile Fahrettin Koca kardeşimize de emekleri için teşekkür ediyorum.

ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE

Anız ve orman yangını haberleriyle sarsıldık. Diyarbakır ve Mardin'deki yangınlarda hayatını kaybeden insanlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.

Yaz mevsiminin her geçen yıl daha kurak ve sıcak geçmesiyle yangın riski de artıyor. Bölücü örgütün de orman yangınlarını bir terör yöntemi olarak kullandığını biliyoruz.

Tek bir ağacın bile zarar görmemesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu konuda örnek adımlar attık. Sadece filomuzdaki araç sayısını artırmadık. Üzerindeki ekipmanlar için en iyi teknolojiyi kullandık. Hali hazırda 14 Bayraktar TB2 ile yeşil vatanı 7 gün 24 saat izliyoruz. Orman yangınlarında İHA kullanan iki ülkeden biriyiz. Ormanlarımızı sürekli takip ediyoruz.

4744 havuz ve göletle araçlarımızın su ihtiyacını hemen karşılıyoruz. Pek çok teknolojik imkan da gücümüze güç katmaktadır.

Yangınlara karşı cansiparane mücadele eden kahramanlarımıza teşekkür ediyorum.

En ufak ihmalin bile büyük zararlara sebep olacağını unutmayalım.

"1 TRİLYON 364 MİLYAR LİRA TARIM DESTEĞİ VERDİK"

Türkiye'nin tarım alanında son 21 yılda nereden nereye geldiğini rakamlarla ortaya koyduk. Hükümetlerimizin tarım politikalarını eleştirenler ön yargıyla hareket etmektedir. Bunlar ne ülkemizi tanıyor ne de dünyayı takip ediyor. Tarım konusunda istismar malzemesi olarak bakıyor. Bedava traktör vadedip sonrasında işi pişkinliğe vuruyorlar.

Bunlar dalga konusu yapılacak konular değildir. Ülkemiz için stratejik bir sektördür. Çiftçi kardeşlerimizin alın terlerinin hakkını daima vermeye çalıştık. 1 trilyon 364 milyar lira tarım desteği verdik. 2024'te 56 milyar lira destek ödemesi yaptık. Yıl sonuna kadar bu rakam 91,5 milyar liraya çıkacak.

YAŞ ÇAY ALIM VE BUĞDAY FİYATLARI

Yaş çay alım fiyatının Yanında üreticilerimize destekleme primi verilmesi uygulamasını ilk kez biz başlattık. Yeni çay fabrikaları yaparak Çaykur'un kapasitesini biz artırdık.

Buğday fiyatlarında ise dünya piyasasının bir hayli üzerindeyiz. TMO alım fiyatı desteklerle birlikte ton başına 359 dolar olup dünya fiyatlarından 89 dolar yüksektir.

Toplam tarımsal destek bütçemizin 4'te 1'ini buğday ve arpa üreticilerimizin maliyetlerine katkı amacıyla kullanıyoruz. Çiftçimizin ürününü en hızlı şekilde almak ve gerekli depolamayı yapmak, zamanında ödemesini yapmak için gayret gösteriyor.

Milletimizin efemsi olan çiftçimizi mağdur etmeyiz. Buradan siyasi rant devşirilmesine izin vermeyiz. Tüm imkanlarımızla yanlarında olacağız. Bir kez daha çiftçilerimize hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu diliyorum.

Türkiye 3 kıtanın kavşak noktası olan bir noktada bulunuyor. Böyle bir coğrafi konuma sahip olmak ülkemizi siyasi, ekonomik ve askeri avantajları sağlamanın yanı sıra tehditleri de beraberinde getirmektedir. Suriye krizi en fazla bizim bölgemizi etkiledi. Rusya-Ukrayna savaşında olumsuz etkilendik. İsrail'in Gazze'deki saldırıları yüreğimizi yakıyor.

Doğu Akdeniz'de ısınan sular bizi tedirgin ediyor. Batılı güçlerin askeri desteğini arkasına alan İsrail'in gözünü komşularına diktiğini görüyoruz.

NETANYAHU'YA: DEVLET ADAMI VASFININ ASGARİ ŞARTLARINI BİLE KARŞILAMIYOR

Lübnan'a yönelik tehdit dilinin artması bizi endişelenmektedir. Batı destek verdikçe ve İslam alemi de sessiz kaldıkça Netanyahu denen caninin işgal politikasına devam edeceği anlaşılıyor.

Türkiye olarak ilk günden beri bunun Gazze ile sınırlı kalmayacağını dile getirdik. İran'la yaşanan füze gerilimi, İsrail'in Lübnan'a yönelik artan saldırıları bizi haklı çıkardı. Karşımızda devlet adamı vasfının asgari şartlarını dahi karşılamayan, gözü dönmüş, akılını vicdanını kaybetmiş bir katil vardır. Masumların kanından beslenen bu zalim, kendi vatandaşlarının güvenliğini daha hiçe saymaktadır. İsrail saldırganlığı durdurulmadıkça bölgemizdeki hiçbir devlet kendini emniyette hissedemez.

Ankara'nın güvenliğini, Kudüs'ün, Ramallah'ın güvenliğinden ayrı göremeyiz. Dış politikada atacağımız adımları da bu gerçekler ekseninde planlıyoruz.

"BİZİM KİMSENİN TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOK"

Komşularımızdan başlayarak bölgemizdeki tüm aktörlerle münasebetlerimizi ilerletmeye devam ediyoruz. Bu çabalarımızın somut çıktılarını birçok yerde gördük. Suriye'deki ihtilafa siyasi çözüm bulmak için çok uğraştık. Astana'da rejim ve muhalefetin aynı çizgide buluşması için çabaladık. Sahada bazı konularda müspet neticeler de aldık. Sulhe ve sükunete hizmet edecek ilave adımlar atılması mümkündür. Bizim kimsenin toprak bütünlüğünde gözümüz yoktur.

DEAŞ'a en büyük darbeyi Türkiye indirmiştir. Biz terör örgütlerinin cirit attığı bir Suriye istemiyoruz. Biz ayrılıkları derinleştirme yerine ortak paydayı büyütme derdindeyiz.

Bunun için kiminle görüşülmesi gerekiyorsa geçmişte olduğu gibi yine görüşmekten imtina etmeyiz.

Türkiye dostlarını yarı yolda bırakan bir devlet değildir. Tek parti zihniyeti, Azerbaycanlı kardeşlerimizi Sovyetlere teslim ederek ülkemize Boraltan Köprüsü faciasını yaşatmıştı. 44 gün süren vatan muharebesinde Azerbaycan'a sağladığımız güçlü destekle aynı zamanda tek parti yönetiminin ülkemize bulaştırdığı utanç lekesini de temizledik.

"BU SİNSİ TUZAĞA DÜŞMEYECEĞİZ"

Geçmişte etki ajanları üzerinden ülkemize hangi bedellerin ödetildiğini net şekilde hatırlıyoruz. Kayseri'de son derece rezil bir taciz üzerinden aynı kaos planlandı. Aynısı Suriye'de de planlandı. Bunlara kimlerin figüranlık yaptığını çok iyi biliyoruz. Bu sinsi tuzağa düşmeyeceğiz. Irkçı vandallığa boyun eğmeyeceğiz. Bayrağımıza uzanan elleri kırdığımız gibi mazlumlara uzanan elleri de kırmasını biliriz.

Kayseri'deki olaylar sonrası polisimize saldıran, iş yerleri ve evlere zarar veren 474 provokatör gözaltına alındı.

Türkiye'nin Suriye'deki varlığı teröristanı engellemek.

Kamu düzeni devletimizin kırmızı çizgisidir, bu çizginin yok sayılmasına eyvallah demeyeceğiz.

"MUHALEFET KENDİ İÇİNDEKİ BİLEK GÜREŞİNİ PERDELEMEYE ÇALIŞMAKTADIR"

Erken seçim tartışmaları muhalefet bünyesinde başlayan iç savaşın dışa yansımasıdır. Muhalefetin diğer birçok alan gibi burada da Türkiye'yi geriden takip ettiği anlaşılıyor. Muhalefet kendi içindeki bilek güreşini perdelemeye çalışmaktır. Biz sadece ve sadece işimize odaklanıyoruz. Her biri altın değerinde 4 yıllık süreyi en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Muhalefet iç hesaplaşmasını ülkeye, ekonomiye zarar verecek şekilde yürütmemelidir.

Bu düşüncelerle toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Avrupa Şampiyonası'nda Avusturya karşısında çeyrek final mücadelesi verecek olan A Milli Takımımıza da başarılar diliyorum. Rabbim ayaklarına taş değdirmesin. Yolları ve bahtları açık olsun. Kalın sağlıcakla."

kaynak:sabah

AdminAdmin

YORUMLAR