Bakan Çiftçi, özellikle dijital dünyada yayılan içeriklerin çocuklar ve gençler üzerinde derin izler bıraktığını belirterek, “Şiddeti normalleştiren ve suçu sıradanlaştıran içerikler, gelişim çağındaki bireylerin davranışlarını doğrudan etkileyebiliyor” dedi.
“Okullar sadece eğitim değil, karakter inşasıdır”
Çiftçi, okulların rolüne vurgu yaparak:Eğitim kurumlarının sadece akademik bilgi veren yerler olmadığını
Aynı zamanda kişilik ve değerlerin şekillendiği merkezler olduğunu ifade etti.Öğretmenlerin yalnızca ders anlatan değil, aynı zamanda rehberlik eden bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Dijital dünya uyarısı
Bakan Çiftçi’ye göre en kritik başlıklardan biri de dijital içerikler:Sosyal medya ve dijital platformlar gençlerin zihin dünyasını şekillendiriyor Kontrolsüz içerik tüketimi empati duygusunu zayıflatabiliyor Şiddet içerikleri, gerçeklik algısını bozabiliyor. Bu nedenle dijital okuryazarlık ve içerik denetimi çağrısı yaptı.
Sosyal kopuş ve yalnızlık vurgusu
Açıklamada dikkat çeken bir diğer nokta ise toplumsal değişim oldu:Mahalle kültürünün zayıflaması
Gençler arasında yalnızlık ve öfke kontrol sorunlarının artması Akran ilişkilerinin sağlıksızlaşması
Bu faktörlerin, riskli davranışları artırdığı ifade edildi.
Psikososyal destek şart
Çiftçi, çözüm için şu başlıklara dikkat çekti:
Rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi
Erken uyarı mekanizmalarının etkin çalışması
Gençlere yönelik psikolojik destek sistemlerinin yaygınlaştırılması
“Değerler aktarılmalı”
Bakan Çiftçi, toplumun temelini oluşturan değerlerin yeni nesillere aktarılmasının önemine değinerek, merhamet, sorumluluk ve saygı gibi kavramların sadece öğretilmekle kalmayıp yaşatılması gerektiğini vurguladı.
Bu açıklamalar, son dönemde artan okul şiddeti olaylarının sadece güvenlik değil, aynı zamanda sosyal, psikolojik ve dijital boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.









