Son Dakika

Bakan Güler: "NATO'nun Geleceğinde Türkiye'nin Rolü Stratejik Önem Taşıyor"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO'nun değişen güvenlik ortamında yeni bir döneme girdiğini belirterek, Türkiye'nin sahip olduğu askeri kapasite, savunma sanayisi ve operasyonel tecrübesiyle ittifakın geleceğinde önemli bir konumda olduğunu söyledi.

Yayınlama: 07.07.2026 12:30
Bakan Güler, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ve SETA iş birliğiyle düzenlenen "Müttefikler Ankara'da" programında konuştu.
NATO'nun kuruluşundan bu yana yalnızca askeri bir yapı olmadığını belirten Güler, ittifakın kolektif savunma, siyasi dayanışma ve transatlantik bağın kurumsal temsilcisi olduğunu ifade etti.
"NATO Yeni Bir Güvenlik Dönemine Giriyor"
İttifakların değişen şartlara uyum sağlayamadıkları zaman etkilerini kaybettiklerini belirten Güler, NATO'nun ise kendisini yenileyerek varlığını sürdürdüğünü söyledi.
NATO'nun dönüşümünü üç dönem halinde değerlendiren Güler, Soğuk Savaş dönemiyle başlayan "NATO 1.0" sürecinin güçlü askeri yapı ve caydırıcılık üzerine kurulduğunu, Soğuk Savaş sonrası dönemde ise kriz yönetimi ve terörle mücadele odaklı "NATO 2.0" anlayışının öne çıktığını anlattı.
2014 sonrası dönemde konvansiyonel savaş risklerinin yeniden gündeme geldiğini belirten Güler, yeni büyük güç rekabeti ve bölgesel krizlerin ittifakı "NATO 3.0" olarak ifade edilen yeni bir aşamaya taşıdığını kaydetti.
"NATO 360 Derece Güvenlik Yaklaşımını Korumalı"
Ukrayna'daki savaş, Orta Doğu'daki gelişmeler, enerji güvenliği, deniz yolları ve tedarik zincirlerindeki sorunların tehditlerin birbirine bağlı hale geldiğini gösterdiğini belirten Güler, NATO'nun doğu ve güney kanatlarını birlikte değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Savunma harcamalarının artırılmasının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Güler, gerçek caydırıcılığın hazır birlikler, eğitimli personel, güçlü lojistik, mühimmat kapasitesi, hava ve füze savunma sistemleri ile sürdürülebilir üretim altyapısıyla mümkün olacağını ifade etti.
"Türkiye NATO İçin Stratejik Bir Avantaj"
Türkiye'nin 1952 yılından bu yana NATO'nun önemli üyelerinden biri olduğunu hatırlatan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kriz bölgelerinde ve NATO görevlerinde önemli sorumluluklar üstlendiğini belirtti.
Türkiye'nin büyük, profesyonel ve operasyonel kapasitesi yüksek bir orduya sahip olduğunu söyleyen Güler, savunma sanayisine yapılan yatırımlar sayesinde ülkenin ittifak açısından önemli bir kabiliyet merkezi haline geldiğini ifade etti.
Güler, Türkiye'nin sahip olduğu konuşlandırılabilir kuvvetler, tecrübeli komuta yapısı ve eğitim kapasitesiyle NATO'nun yeni dönem ihtiyaçlarına katkı sağlayabilecek güçlü bir konumda bulunduğunu dile getirdi.
Savunma Sanayisinde İş Birliği Vurgusu
Türkiye'nin savunma sanayisinde insansız sistemler, hava savunma, elektronik harp, mühimmat, deniz platformları ve havacılık teknolojilerinde önemli ilerlemeler kaydettiğini belirten Güler, müttefikler arasında rekabet yerine tamamlayıcılık ve ortak üretim anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Savunma sanayisindeki iş birliklerinin kısıtlamalarla değil, güven ve ortak vizyonla geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Güler, Türkiye'nin NATO'nun üretim ve kabiliyet açıklarının kapatılmasına katkı sunabileceğini kaydetti.
"Avrupa Güvenliği Kapsayıcı Olmalı"
Avrupa'nın savunmaya daha fazla katkı sağlamasını desteklediklerini belirten Güler, bu sürecin NATO ile rekabet eden değil, ittifakı güçlendiren bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin askeri kapasitesi, savunma sanayisi, operasyonel tecrübesi ve jeostratejik konumu nedeniyle Avrupa güvenlik mimarisinin önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Güler, NATO-AB iş birliğinin tüm müttefikleri kapsayıcı olması gerektiğini ifade etti.
Ankara Zirvesi'nin NATO'nun geleceği açısından kritik bir eşik olduğunu belirten Güler, Türkiye'nin bundan sonra da ittifakın savunma ve caydırıcılık kapasitesine katkı sağlamaya devam edeceğini söyledi.kaynak:sabah
Haber Merkezi
Konya Haberci