Ali Erbaş'tan Deniz Göktaş'a Sert Tepki: "Mukaddesata Yönelik Yaklaşım Edepsizliktir"
Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Mizahın Sınırları ve İlahi Kelamın Hakikati" başlıklı yazısında komedyen Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisindeki ifadelerini eleştirerek, Kur'an-ı Kerim'in mizah konusu yapılmasının inanç değerlerini hedef aldığını ve bunun "sanatsal tükenmişliğin göstergesi" olduğunu söyled
Yayınlama: 05.07.2026 01:12
Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, kaleme aldığı "Mizahın Sınırları ve İlahi Kelamın Hakikati" başlıklı yazısında, komedyen Deniz Göktaş'ın bir stand-up gösterisinde Kur'an-ı Kerim'e ilişkin kullandığı ifadeleri sert sözlerle eleştirdi.
Erbaş, günümüzde popüler kültürün ve sahne sanatlarının, dini konuları yeterli bilgiye dayanmayan söylemlerle mizah malzemesi hâline getirdiğini belirterek, kutsal kitapların kronolojik yapısını bir roman serisine benzeten ifadelerin yalnızca inanç dünyasını incitmekle kalmadığını, aynı zamanda ciddi bir mantık ve bilgi eksikliğini de ortaya koyduğunu ifade etti.
Kur'an-ı Kerim'in ilahi vahiy olduğunu vurgulayan Erbaş, kutsal kitabın herhangi bir beşeri eser gibi değerlendirilmesinin İslam inancıyla bağdaşmadığını söyledi. Kur'an'ın Allah tarafından Hz. Muhammed'e vahyedildiğini hatırlatan Erbaş, bu gerçeğin ayetlerle açıkça ortaya konulduğunu dile getirdi.
Yazısında, Kur'an'ın "benzerinin getirilemez oluşu" ilkesine de dikkat çeken Erbaş, İslam literatüründe "tahaddi" olarak bilinen meydan okumanın, Kur'an'ın ilahi yönünü gösteren en önemli delillerden biri olduğunu belirtti. Kur'an'ın önce tamamının, ardından on surenin ve son olarak tek bir surenin benzerinin getirilmesi çağrısında bulunduğunu, bunun ise tarih boyunca karşılık bulamadığını ifade etti.
Deniz Göktaş'ın gösterisinde yer alan "Aklına yeni bir fikir gelse 'son kitap' dedik" sözlerini de değerlendiren Erbaş, bu yaklaşımın Allah'ı zamanla sınırlı ve fikir değiştiren beşeri bir varlık gibi tasvir ettiğini savunarak, bunun İslam'ın temel inanç esaslarıyla çeliştiğini söyledi.
Ali Erbaş, gerçek mizahın toplumsal sorunları zekâ ve düşünceyle ele alması gerektiğini belirterek, kutsal değerlere yönelik alaycı söylemlerin ise ne mizah ne de sanat kapsamında değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Erbaş, Kur'an-ı Kerim'i popüler kültürün tüketim diliyle sıradanlaştırmaya çalışmanın "entelektüel sığlık, sanatsal tükenmişlik ve edepsizliğin göstergesi" olduğunu kaydetti.kaynak:sabah
Erbaş, günümüzde popüler kültürün ve sahne sanatlarının, dini konuları yeterli bilgiye dayanmayan söylemlerle mizah malzemesi hâline getirdiğini belirterek, kutsal kitapların kronolojik yapısını bir roman serisine benzeten ifadelerin yalnızca inanç dünyasını incitmekle kalmadığını, aynı zamanda ciddi bir mantık ve bilgi eksikliğini de ortaya koyduğunu ifade etti.
Kur'an-ı Kerim'in ilahi vahiy olduğunu vurgulayan Erbaş, kutsal kitabın herhangi bir beşeri eser gibi değerlendirilmesinin İslam inancıyla bağdaşmadığını söyledi. Kur'an'ın Allah tarafından Hz. Muhammed'e vahyedildiğini hatırlatan Erbaş, bu gerçeğin ayetlerle açıkça ortaya konulduğunu dile getirdi.
Yazısında, Kur'an'ın "benzerinin getirilemez oluşu" ilkesine de dikkat çeken Erbaş, İslam literatüründe "tahaddi" olarak bilinen meydan okumanın, Kur'an'ın ilahi yönünü gösteren en önemli delillerden biri olduğunu belirtti. Kur'an'ın önce tamamının, ardından on surenin ve son olarak tek bir surenin benzerinin getirilmesi çağrısında bulunduğunu, bunun ise tarih boyunca karşılık bulamadığını ifade etti.
Deniz Göktaş'ın gösterisinde yer alan "Aklına yeni bir fikir gelse 'son kitap' dedik" sözlerini de değerlendiren Erbaş, bu yaklaşımın Allah'ı zamanla sınırlı ve fikir değiştiren beşeri bir varlık gibi tasvir ettiğini savunarak, bunun İslam'ın temel inanç esaslarıyla çeliştiğini söyledi.
Ali Erbaş, gerçek mizahın toplumsal sorunları zekâ ve düşünceyle ele alması gerektiğini belirterek, kutsal değerlere yönelik alaycı söylemlerin ise ne mizah ne de sanat kapsamında değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Erbaş, Kur'an-ı Kerim'i popüler kültürün tüketim diliyle sıradanlaştırmaya çalışmanın "entelektüel sığlık, sanatsal tükenmişlik ve edepsizliğin göstergesi" olduğunu kaydetti.kaynak:sabah
Haber Merkezi
Konya Haberci